Dağınık takım, geciken oyun

Önce teknik direktörün istifası.. Ardından kongre kararı. Başkan Çebi’nin adaylıktan vazgeçmesi… Aaa… Arada bir de Bailly’nin Tayfur’a saha içinde yaptığı “hareket” var. Antalya maçının ikinci yarısında Bailly yok… Ama sonrasında af çıkıyor. Özür diliyor Fildişi Sahilli…
Dün akşam Bodo Glimt maçında kadroda Bailly. Fena da oynamıyor hani. Ama 4. dakikada kafasına gelen top darbesiyle sarsılıyor. 25’e kadar dayanıyor. Hayır baş dönmeleri bitmiyor.
Başı dönen sadece Bailly olsa, yerine görev verdiğiniz Amartey’le durumu idare edebilirdiniz. Ama hayır. Ne demişti bizim Bilal Meşe? Beşiktaş’ın kimyası bozulmuş.. Aynen öyle.
Biraz maç pozisyonlarına baktıktan sonra düşüncelere daldım. Bu ülkenin en başarılı yerli golcülerinden biri, Cenk Tosun… Dün akşam en az 5 pozisyona girdi. Onların ikisini, üçünü gole çevirebilirdi. Rosier, Rashica, Muleka, Gedson, eh iyi oynamasa da gayretiyle Chamberlain Cenk’e gollük bir hizmet sundular. Üst üste gelen geçiş fırsatlarıyla, yerden – havadan gönderdikleri toplarla. Hatta birinde Cenk Tosun’u rakip sahada tek başına topla buluşturdular.
Hayır arkadan gelip yetişen rakibinin çelmesine kalmadan düşüverdi golcümüz… Beşiktaş’ın dağınık, moralsiz, motivasyonsuz haline demek o da kaptırmış kendini. Çok üzüldüm. Sevdiğim ve güvendiğim Cenk, maalesef içinde bulunduğu ortamdan çok olumsuz etkilenmiş.
Bir de Aboubakar durumu var… Fizik olarak sağlam gözüküyor ama akşam üzeri son hazırlıkları yaparken sakatlanıyor. Büyük talihsizlik.
Sahi, Kovid kadar etkili ve korkunç olmasa da ortalığı kırıp geçiren müthiş yıpratıcı bir hastalıktan söz ediliyor. Beşiktaş’ta 8 futbolcu galiba bu hastalığa yakalanmış. Galiba diyorum.. Çünkü kamuoyunu ciddiye alıp açıklama yapmıyor sağlık ekibi.
Evet, Bodo Glimt maçı değil mi? 25 yıl önce eledikleri Bodo değil bu takım. Ateş gibi… Koşuyor, korkusuz oynuyor… Hemen her bastıklarında alıveriyorlar topları. Bir de ceza alanı önünde oluşturdukları duvarlar var. Beşiktaş orayı aşamıyor.
Sadece Mert’in soğukkanlı kurtarışlarına tanık oluyoruz. O da bir süpermen değil ama.. 38’de Noumbagne’nin vuruşunu önleyemiyor…  49’da bir tane daha atıyor Noumbagne..
Dağınık, etkisiz ve verimsiz oyunun ardından beklenmedik şeyler oluyor. Burak Yılmaz, Rosier-Onur değişikliğiyle açıyor oyunu. 53’te Rasicha-Rebic, Bakhtiyor-Tayfur değişiklikleri… 74’te Gedson-Salih… Daha iyi, daha diri, daha istekli Beşiktaşl izliyoruz. O bozulan kimya başka bir şekilde göz ve gönül okşuyor. 64’te Rebic’in asisti ve Tayfur’un golü geliyor. Burak Yılmaz da taraftar da nefes alıyor. Grupta hesap kötü kapanıyor ama kongreye kadar çok zor işi var Beşiktaş’ın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir