Klasik sarı patateslere alternatif olarak tarlalarda yerini alan mor patates, Niğde ve Nevşehir bölgelerinde büyük bir bereketle hasat edilmeye başlandı. İçi ve dışı canlı eflatun tonlarına sahip olan bu sıra dışı ürün, yüksek antioksidan içeriği ve sunduğu şifa deposu özellikleriyle kısa sürede mutfakların yeni gözdesi haline geldi.
Gıda boyası veya genetik müdahaleyle elde edildiği sanılan mor patates, aslında tamamen ata tohumundan gelen doğal bir doğa mucizesidir. İlgi çekici canlı rengini hiçbir yapay katkı maddesi olmadan doğallığından alan bu özel sebze, hem saflığı hem de lezzetiyle tüm önyargıları kırıyor.
Mor patatesin göz alıcı rengi, yaban mersini ve böğürtlene de rengini veren güçlü bir doğa mucizesi olan “antosiyanin” pigmentinden gelir. Standart patatese kıyasla 10 kat daha fazla antioksidan içeren bu özel sebze, tarladan sofralara uzanan en etkili doğal gençlik iksirlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Çoğu renkli sebze pişerken rengini kaybetse de mor patates haşlandığında, kızartıldığında veya püre yapıldığında canlı eflatun tonunu korumayı başarır. Yüzyıllar önce İnka medeniyetinde sadece soyluların tüketebildiği bu “kraliyet yiyeceği”, büyüleyici rengini ve yüksek besin değerini koruma özelliği sayesinde günümüz gastronomi dünyasında yeniden fırtınalar estiriyor.
Düşük glisemik indeksi ve özel nişasta yapısı sayesinde kan şekerini aniden yükseltmeyen mor patates, damar esnekliğini destekleyerek tansiyonu dengede tutmaya yardımcı olur. Dünya çapındaki şeflerin tabaklarına estetik bir dokunuş katmak için tercih ettiği bu özel ürün, kilosu 300 liradan alıcı bularak Türkiye’nin dört bir yanına koli koli sevk ediliyor.